Akü Hakkında
Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Bir araç aküsünün ortalama kullanım ömrü genellikle 3–5 yıl arasındadır. Ancak sık yapılan kısa mesafeli yolculuklar, aşırı sıcak veya soğuk hava, aracın uzun süre çalıştırılmaması ve yoğun elektrik tüketimi akü ömrünü kısaltabilir. Düzenli akü kontrolü yaptırmak, kutup başlarını temiz tutmak ve şarj sistemini kontrol ettirmek akünün daha uzun süre verimli çalışmasına yardımcı olur.

Aracın geç çalışması, marş motorunun yavaş dönmesi, farların normalden sönük yanması, gösterge ışıklarının titremesi ve kontağı çevirdiğinizde tıklama sesi gelmesi zayıf akünün yaygın belirtileridir. Elektronik sistemlerin sıfırlanması ve akü uyarı lambasının yanması da bir soruna işaret edebilir. Bu belirtiler alternatör veya marş sistemi arızalarından da kaynaklanabileceği için kesin sonuç için akü voltaj ve yük testi yapılmalıdır.

Doğru araç aküsü seçilirken voltaj, amper-saat kapasitesi (Ah), soğuk marş akımı (CCA), fiziksel ölçüler, kutup yönü ve akü teknolojisi birlikte değerlendirilmelidir. Start-Stop sistemli araçlarda üreticinin önerdiği AGM veya EFB akü teknolojisi kullanılmalıdır. Araç üreticisinin belirlediği değerden daha düşük kapasite veya marş gücüne sahip bir akü tercih edilmemelidir. Doğan Akü uzmanları, aracınızın özelliklerine ve kullanım koşullarınıza uygun akü modelini belirlemenize yardımcı olabilir.

Açık unutulan bir aydınlatma, elektrik kaçağı, arızalı alternatör veya kullanım ömrü azalmış bir akü aracın sabaha kadar çalışmayacak duruma gelmesine neden olabilir.

Alarm, multimedya sistemi ve araç kontrol üniteleri park hâlindeyken de az miktarda enerji tüketir. Sağlıklı bir akü bu tüketimi karşılayabilir. Ancak anormal kaçak akım varsa akünün ve araç elektrik sisteminin birlikte kontrol edilmesi gerekir.

Yeni akünün kısa sürede boşalması çoğunlukla aküden değil; şarj sistemi, elektrik kaçağı, yanlış akü seçimi veya hatalı montajdan kaynaklanır.

Start-stop araçlarda uygun olmayan akü teknolojisinin kullanılması ve gerekli akü tanıtma işleminin yapılmaması da erken boşalmaya yol açabilir. Yeni bir akü tekrar tekrar bitiyorsa yalnızca şarj etmek yerine kaçak akım ve alternatör testi yapılmalıdır.

Akü lambasının motor çalışırken yanması genellikle aracın şarj sisteminde bir problem olduğunu gösterir.

Alternatör, şarj regülatörü, kayış, kablo veya bağlantılarda arıza bulunabilir. Bu durumda araç yalnızca aküde kalan enerjiyle çalışmaya devam edebilir ve kısa süre sonra durabilir. Elektrik tüketimini azaltarak güvenli bir yerde durmak ve sistemi kontrol ettirmek gerekir.

Kesin ayrım için akü yük testiyle birlikte alternatörün şarj voltajı ve çıkış akımı ölçülmelidir.

Araç takviye ile çalışıp kısa süre sonra tekrar duruyorsa şarj sistemi arızası ihtimali vardır. Araç çalıştıktan sonra normal şekilde devam ediyor fakat ertesi gün yeniden marş basmıyorsa akü kapasitesi veya kaçak akım araştırılmalıdır. Yalnızca voltaj ölçmek her zaman yeterli değildir.

Akünün şarj seviyesi düşükse araç, yeniden çalıştırma güvenliğini korumak için start-stop özelliğini geçici olarak kapatabilir.

Motor sıcaklığı, dış hava sıcaklığı, klima kullanımı, direksiyon hareketi ve elektrik tüketimi de sistemi etkileyebilir. Özelliğin sürekli devre dışı kalması akünün zayıfladığını, yanlış teknoloji kullanıldığını veya enerji yönetiminde sorun bulunduğunu gösterebilir.

Akü üzerindeki renkli gösterge genellikle yalnızca belirli bir hücrenin durumunu gösterir; akünün bütün kapasitesini veya marş gücünü ölçmez.

Gösterge yeşil olsa bile akü yük altında yeterli akımı üretemeyebilir. Marş motoru, kutup bağlantıları veya araç elektrik sistemi de sorunlu olabilir. Güvenilir sonuç için profesyonel yük ve marş testi yapılmalıdır.

Alternatör rölantide aküyü şarj edebilir; ancak bu yöntem tamamen boşalmış bir aküyü kısa sürede doldurmak için yeterli olmayabilir.

Klima, farlar, cam rezistansı ve multimedya gibi tüketiciler açıksa üretilen enerjinin önemli bölümü araç tarafından kullanılır. Kontrollü sürüş veya akü tipine uygun akıllı şarj cihazı genellikle daha etkili bir çözümdür.

Motorun çalıştırılması yüksek enerji tüketir ve çok kısa yolculuklarda alternatör bu enerjiyi tamamen yerine koyamayabilir.

Sık marş, yoğun elektrik tüketimi ve özellikle soğuk hava zamanla akünün şarj seviyesini düşürür. Sürekli kısa mesafe kullanılan araçların aküsü belirli aralıklarla kontrol edilmeli ve gerekirse uygun cihazla destek şarjı yapılmalıdır.

Bazı tamamen boşalmış aküler yeniden şarj edilebilir; ancak derin deşarj akünün kalıcı kapasite kaybetmesine neden olabilir.

Akünün şişmiş, çatlamış, aşırı ısınmış veya kötü kokulu olması durumunda şarj denenmemelidir. Şarj sonrasında voltaj normal görünse bile gerçek marş gücünün anlaşılması için yük testi yapılması gerekir.

Genel uygulamada kırmızı kablo pozitif kutuplara, siyah kablonun son ucu ise arızalı aracın aküsünden uzaktaki uygun metal şasi veya motor noktasına bağlanır.

Araçların temas etmemesi, kontakların kapalı olması ve iki sistemin aynı voltajda bulunması gerekir. Şişmiş, çatlamış, ısınmış veya kötü kokan aküye takviye yapılmamalıdır. Araç üreticisinin kullanım kılavuzundaki bağlantı noktaları ve sıra her zaman önceliklidir.

Şarj süresi akünün kapasitesine, boşalma seviyesine, teknolojisine ve şarj cihazının verdiği akıma göre değişir.

Örneğin tamamen boşalmamış bir AGM veya EFB akünün düşük akımlı bir cihazla şarjı 12–24 saat sürebilir. Sabit bir süre vermek yerine akü tipini otomatik tanıyan akıllı cihaz kullanılmalı ve cihaz üreticisinin talimatları izlenmelidir.

Birçok modern araçta uygun akıllı şarj cihazı ve üreticinin belirlediği bağlantı noktaları kullanılarak akü sökülmeden şarj edilebilir.

Ancak yanlış şarj modu veya yanlış kutup bağlantısı araç elektroniğine zarar verebilir. AGM, EFB ve standart sulu aküler için doğru program seçilmeli; emin olunmadığında işlem uzman tarafından yapılmalıdır.

Dinlenmiş ve tam dolu bir 12 volt kurşun-asit akü yaklaşık 12,7–12,8 volt gösterebilir.

Açık devre voltajının 12,4 voltun altına düşmesi akünün şarj edilmesi ve kontrol edilmesi gerektiğine işaret edebilir. Ölçüm motor kapalıyken ve akü bir süre dinlendikten sonra yapılmalıdır. Tek başına voltaj değeri akünün marş kapasitesini kanıtlamaz.

AGM aküler daha yoğun çevrim ve enerji ihtiyacı bulunan araçlara, EFB aküler ise daha temel start-stop sistemlerine yönelik geliştirilmiştir.

AGM teknolojisinde elektrolit cam elyaf içinde tutulur ve yüksek çevrim dayanımı sağlanır. EFB, geliştirilmiş sulu akü teknolojisidir. Rejeneratif frenleme ve yoğun elektrik donanımı bulunan araçlarda çoğunlukla AGM tercih edilir.

Hayır. Start-stop sistemli bir araca geleneksel standart akü takılması önerilmez.

Start-stop sistemi tek bir yolculukta çok sayıda marş çevrimi oluşturur. Standart akü bu kullanıma göre tasarlanmadığından hızla kapasite kaybedebilir; start-stop ve diğer konfor sistemleri düzgün çalışmayabilir. Araçta üreticinin belirttiği AGM veya EFB teknolojisi kullanılmalıdır.

Orijinalinde AGM bulunan bir araçta AGM kullanılmalıdır; daha düşük teknolojiye geçilmemelidir.

EFB bulunan bazı araçlarda doğru ölçü, kapasite, kutup düzeni ve enerji yönetimi şartları sağlandığında AGM yükseltmesi mümkün olabilir. Bununla birlikte her araç aynı değildir. Değişiklik, araç üreticisinin onayı veya profesyonel uygulama kataloğu kontrol edilerek yapılmalıdır.

Daha yüksek Ah değeri tek başına zararlı değildir; ancak akünün bütün teknik özellikleri araçla uyumlu olmalıdır.

Fiziksel ölçü, taban bağlantısı, kutup yönü, marş akımı, akü teknolojisi ve araç üreticisinin kapasite aralığı birlikte değerlendirilmelidir. Gereğinden büyük bir akü özellikle akü yönetim sistemi bulunan araçlarda kodlama veya şarj uyumu problemi oluşturabilir.

Ah akünün enerji kapasitesini, A (EN) veya CCA ise soğukta sağlayabildiği marş akımını ifade eder.

Örneğin 72 Ah kapasite değeri ile 640 A (EN) marş değeri aynı şeyi göstermez. Yüksek Ah daha fazla enerji depolama kapasitesi, yeterli CCA ise özellikle soğuk havada güçlü marş performansı sağlar. Seçim yapılırken iki değer de dikkate alınmalıdır.

Kutup yönü, aracın akü kablolarının doğru terminallere güvenli biçimde ulaşabilmesi için önemlidir.

Yanlış kutup düzenindeki bir akü fiziksel olarak yerine otursa bile kablolar kısa kalabilir, gerilebilir veya ters bağlantı riski oluşabilir. Akü seçiminde yalnızca Ah değeri değil ölçü, taban tipi ve pozitif kutbun konumu da kontrol edilmelidir.

Bazı modern araçlarda yeni akünün enerji yönetim sistemine tanıtılması gerekir.

Bu işlem aracın yeni akünün kapasitesini, teknolojisini ve şarj durumunu doğru yönetmesini sağlar. Tanıtma yapılmazsa start-stop çalışmayabilir, hatalı şarj uygulanabilir veya yeni akünün ömrü kısalabilir. Gereklilik marka, model, motor ve üretim yılına göre değişir.

Kapalı tip ve bakım gerektirmeyen modern akülere kullanıcı tarafından su eklenmemelidir.

Kapağı zorla açmak sızıntı, asit teması ve akünün zarar görmesi gibi riskler doğurabilir. Yalnızca doldurma kapağı bulunan servis edilebilir eski tip akülerde, üretici talimatına göre saf su kontrolü yapılabilir.

Kutup başındaki birikinti; nem, asit buharı, gevşek bağlantı veya metal yüzeylerdeki kimyasal reaksiyon nedeniyle oluşabilir.

Oksitlenme elektrik direncini artırarak geç marş, düzensiz şarj ve ısınmaya yol açabilir. Temizlik koruyucu gözlük ve eldivenle yapılmalı; tekrarlayan oksitlenmede akü, şarj sistemi ve bağlantılar kontrol edilmelidir.

Akü şişmesi çoğunlukla aşırı şarj, yüksek sıcaklık, iç kısa devre veya donma gibi ciddi bir soruna işaret eder.

Şişmiş akü kullanılmamalı, delinmemeli ve şarj edilmemelidir. Kıvılcım ve açık alevden uzak tutulmalı, araç güvenli biçimde kapatılmalı ve akü uzman yardımıyla değiştirilmelidir.

Çürük yumurtayı andıran koku akünün aşırı şarj, aşırı ısınma veya iç arıza nedeniyle gaz çıkardığını gösterebilir.

Motoru ve şarj cihazını güvenli şekilde kapatın; sigara, ateş ve kıvılcım oluşturabilecek işlemlerden uzak durun. Aküye takviye yapmayın ve yüzünüzü akünün üzerine yaklaştırmayın. Ortam havalandırıldıktan sonra profesyonel destek alın.

Yüksek sıcaklık akünün kimyasal yaşlanmasını hızlandırır; soğuk hava ise zayıflamış akünün marş gücündeki kaybı daha görünür hâle getirir.

Bu nedenle kış sabahında ortaya çıkan akü arızasının temeli sıcak yaz döneminde oluşmuş olabilir. Aküyü yalnızca kış öncesinde değil, yoğun sıcakların ardından da kontrol ettirmek yararlıdır.

Araç uzun süre park edilecekse akü tam şarj edilmeli ve uygun bir bakım şarj cihazıyla desteklenmelidir.

Alarm ve araç kontrol üniteleri park hâlindeyken enerji tüketmeye devam edebilir. Akünün açık devre voltajı düzenli olarak kontrol edilmeli; üretici izin veriyorsa akıllı bakım şarjı kullanılmalıdır. Kutup sökme kararı araç kılavuzuna göre verilmelidir.

Evet, bazı araçlarda akü bağlantısının kesilmesi saat, radyo, cam konumu ve çeşitli kontrol ünitesi ayarlarının sıfırlanmasına neden olabilir.

Modern araçlarda geçici hata kayıtları veya yeniden kalibrasyon ihtiyacı da oluşabilir. Akü değişiminde uygun voltaj koruma ekipmanı gerekebileceğinden işlem araç elektroniğini bilen bir uzman tarafından yapılmalıdır.

Akünün ters bağlanması sigortaların atmasına, alternatörün ve elektronik kontrol ünitelerinin zarar görmesine neden olabilir.

Kıvılcım, kablo ısınması veya duman görülürse bağlantıya çıplak elle müdahale edilmemeli ve kontak açılmamalıdır. Sistem profesyonel olarak kontrol edilmeden yeni bir bağlantı veya takviye denenmemelidir.

Evet. Elektrikli otomobillerde yüksek voltajlı çekiş bataryasının yanında çoğunlukla ayrı bir 12 volt yardımcı akü bulunur.

Bu akü merkezi kilit, kontrol üniteleri, güvenlik sistemleri ve aracın yüksek voltaj sistemini devreye alabilmesi için kullanılır. 12 volt akü boşaldığında büyük çekiş bataryası dolu olsa bile araç açılmayabilir veya sürüşe hazır hâle gelmeyebilir.

Her araç için geçerli sabit bir süre yoktur.

Süre; akünün Ah kapasitesine, mevcut şarj seviyesine, yaşına, sıcaklığa ve açık kalan cihazların tüketimine bağlıdır. Motor kapalıyken farlar, ses sistemi veya aksesuar prizi uzun süre kullanılırsa araç yeniden çalışamayacak kadar enerji kaybedebilir.

Modern plastik kasalı araç aküleri yalnızca beton zemine konulduğu için boşalmaz.

Bu inanış, eski ve elektriksel olarak yalıtımı zayıf akü kasalarından kalmıştır. Yine de akü dik konumda; serin, kuru ve havalandırılan bir yerde tutulmalı, terminalleri metal cisimlerden korunmalı ve belirli aralıklarla şarj seviyesi kontrol edilmelidir.

Hayır. Aküyü sallamak, vurmak veya terminalleri metal bir cisimle temas ettirmek güvenli bir test yöntemi değildir.

Bu hareketler iç bağlantılara zarar verebilir, asit sızıntısı oluşturabilir ve kıvılcıma neden olabilir. Araç tesadüfen çalışsa bile sorun çözülmüş sayılmaz. Akü voltaj, marş ve yük testleriyle kontrol edilmelidir.

Marş aküsü, düzenli olarak derin deşarj edilen güneş enerjisi veya inverter uygulamaları için uygun değildir.

Marş aküleri kısa süreli yüksek akım sağlamak üzere tasarlanır. Sabit enerji sistemleri ise uzun süreli enerji verip tekrar şarj olabilen çevrim veya derin döngü aküsü gerektirir. Yanlış kullanım marş aküsünün ömrünü hızla azaltabilir.